Siyahi bir kadının mücadele ile yoğrulan yaşamı: Olive Morris

0

Irkçılıkla mücadele eden siyahi bir kadının öyküsü, Olive Morris’in hikayesi. Tarihten bir sosyalizm hikayesi. Yeniden umudu va aydınlığı yüreğinde beyninde yaşatan ve mücadele ile harmanlayan bir kadın Olive Morris.

Olive Morris, 26 Haziran 1952’de Jamaika’nın Saint Catherine District bölgesinde dünyaya gelir.

8 yaşındayken erkek kardeşi Basil ile birlikte anne ve babasının taşındığı İngiltere’ye gider.
1960’ların sonu, 70’lerin başı İngiltere’deki farklı etnik gruplar için ayrımcılığın iyiden iyiye saldırıya dönüştüğü yıllardır. Bu saldırılara karşı Olive 17 yaşında tanışır mücadeleyle. Genç bir kadınken erkek egemen zihniyetinin ürünü olan ırkçılığa karşı mücadele etmeye başlar.

Olive 17 yaşındayken Brixton’da siyah bir diplomatın ‘araç çaldı’ bahanesiyle tutuklanmasını engellemeye çalışırken, polis şiddetine maruz bırakılır. Bu olay onun tutuklanmasına da neden olur. Beraberindeki altı arkadaşıyla birlikte para cezasına çarptırılır.

1975’te üniversite eğitimi için Manchester’a taşınan Olive, ekonomi ve sosyal bilimler alanında eğitim alır. Üniversitede yurtdışından gelen öğrenciler için ücretlerin kaldırılması amacıyla kampanya yürüten Ulusal Denizaşırı Öğrenci Koordinasyon Komitesi’ne de üye olur.

Kadın mücadelesini odak noktasında tutan Olive, Abasindi Kooperatifi olarak yeniden biçimlendirilecek olan Manchester Siyah Kadınlar Kooperatifi’nin kurucularından biri olur. Bu kooperatifin amacı, genç anneler için komün ve eğitim programları oluşturmaktır. Olive de annelerle birlikte çocukların da iyi bir eğitim alması için çaba gösterir.

Brixton Siyah Panterler Hareketi’nin üyesi olan Olive, yalnızca ırkçılığa karşı değil erkek egemen zihniyete karşı da aktif bir mücadele yürütür.

Şubat 1978’de Asya ve Afrikalı Kadınlar Örgütü’nün ve sonrasında da Brixton Siyah Kadınlar Grubu’nun kurucu üyeliğini üstlenir. Kadınlar ilk konferansını Brixton’daki Gresham Yolu’ndaki Abeng Merkezi’nde düzenler. Aynı zamanda siyahların kitapçısı olarak bilinen Sarbarr’ı kurmak için de emek verir.

Olive mücadelesi sebebiyle pek çok ülke ve kenti ziyaret eder, yoldaşlarıyla bir araya gelir. 1971’de Almanya’ya giden Olive, 1972 Ağustos’unda, yoldaşı Liz Obi ile birlikte Cezayir’de sürgünde olan ABD Kara Panter lideri Eldridge Cleaver’ı ziyaret etmeyi planlar. Lakin yola çıkan iki isim Fas’ta mahsur kalır.
Mücadelesiyle dünyanın birçok köşesini adımlayan Olive, ‘İşgalciler El Kitabı’nın 1979 tarihli basımındaki kapağında fotoğrafıyla yer alır. Bu ikonikleşen fotoğraf ile birlikte Brixton’daki ev işgali hareketinin sembolü haline gelir.

1972’de Olive yakın arkadaşı Liz Obi ile birlikte o dönem Lambeth’teki pek çok genç siyah gibi evsizdir ve az bir parayla hayatta kalmaya çalışır. Bu süreçte 121 Railton Caddesi’nde bir çamaşırhanenin üstünde bulunan özel mülke ait bir yere taşınırlar. Bu Lambeth’teki özel mülk bir binanın başarılı bir şekilde işgal edilmesi anlamına gelir.
Olive ve birlikte mücadele ettiği kadınlar, kendilerini çıkarmaya çalışanlara karşı direnirler, birkaç kez tutuklanırlar. Ancak mücadele geri adım atmaz. Bu işgal direnişi 1999’a kadar sürer ve Brixton’daki en uzun süreli ev işgallerinden biri olur.

1978’deki İspanya gezisi sırasında hastalanan Olive, geri döndüğünde kanser olduğunu öğrenir. 12 Temmuz 1979’da Lambeth’teki St. Thomas Hastanesi’nde bu dünyadan ayrılır.

Olive bir gün ırkçıların üzerine, başka bir gün ise kadın düşmanlarının üzerine yürür. Bir gün barınma hakkı ihlal edilenler için sokağa çıkarken, diğer gün işçiler ve sosyalizm için arşınlar kentlerin meydanlarını.
Bilhassa Lambeth’te bir halk kahramanı olarak hatırlanır Olive, aradan geçen yıllara rağmen hala mücadelesiyle akıllardaki yerini korur.

Olive siyahi ve sosyalist bir kadın olarak, onun çizgisinde yürüyen kadınlar tarafından hala yaşatılmaya devam eder. Ardından Olive’i hatırlatma kulübü diye bir kulüp kurulur onun mücadelesi her zaman diri tutulur. Olive, en büyük ırkçılık faşizmine maruz kalan bir siyahi, erkek egemen zihniyetinin geliştirdiği bu faşizme karşı yaşamın özü olan bir kadın olarak, yani siyahi bir kadın olarak sosyalist kadınlar tarihinde yerini alır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.