Susmadı, Korkmadı, İtaat Etmedi: Constance Markievicz

0

Axin Mahir Dicle

İrlandalı bir kontes, devrimci ve isyankar bir kadın, Constance Markievicz.

60’lı yılların devrin ateşinde öncü ve lider konumunda olan bir kadın. 1961 Paskalya Ayaklanması da dahil olmak üzere İrlanda bağımsızlık mücadelesinde yer aldı.

Direniş boyunca teslim olmamak için direndi ve mücadele içinde devrim ateşini harlandırdı. Britanyalı bir keskin nişancıyı öldürem Constance hem ideolojik hemde askeri olarak kendini kanıtlamış bir kadın devrimci idi.
Sosyalizmin kadın için tek kurtuluş yolu olduğunu biliyor olmalı 70 yaşında hücre cezasıyla cezalandırılmayı göze almış ve bir kez olsun yolundan geri adım atmamıştır.

Tabii kadının güçlü ve iradeli hali ile karşılaşan davacı kurul ‘Sadece bir kadınım, bir kadına ateş edemezsiniz.’ Dediğini iddaa etse de, kayıtlar ‘Takımınızın beni vuracak inceliğe sahip olmasını dilerdim.’ Demesi kadının en güzel hali olan direniş ve başkaldırı hali ile bizleri bir kez daha onurlandıracaktı. Başkaldırmak ve itaat etmemek kadının fıtratın da vardı ne de olsa.

Constance mücadelesi ile kendini kanıtladığı gibi erkek aklını da şaşırtmıştı.

İrlanda isyanında yer alan kadınlar, boynunu celladın önüne vermeyen kadınlar ‘1916 Kadınları’
Gizlenen saklanan ve satırlar arasında görünmez kılınan tarihin ötekilerini/ötekileştirdiklerini anlatmak hiç de kolay değil. Constance Markievicz de işte böylesi kadınlardandır; yaşamını ulaşmak ve hakkında bir parça bilgiye sahip olabilmek için önce sömürge ülkesinin tarihine inmeniz gerekir. Bu tarih içinde O’un muhteşem hayatını çıkarabilmek ise yorucu olduğu kadar heyecanlı bir yolculuk.

Paskalya ayaklanamasının ilk kibrit çakanlarındna ateşi ilk yakanlarındandı Constance. Barikat savaşının direngen kadınlarındandı.

Constance’nin mücadelesi

Constance, İngiliz sömürgesi altında İrlandalı burjuva bir ailenin çocuğu olarak 1868 yılında dünyaya geldi. Sanata ilgi duyuyordu, Slade School’da sanat okumak için Londra’ya gitti. 1898’de Paris’te Julian Okulu’nda eğitimine devam etti, daha sonra evlenip soyadını alacağı Kont Casimir Dunin Markievicz ile burada tanıştı. 1903 yılında ülkesi İrlanda’ya taşındı ve Dublin’de manzara sanatçısı olarak ün kazandı.

Constance’ın politikaya ve bağımsızlık fikrine ilgi duyması ise gerçek olup olmadığı bilinmemekle birlikte hakkında yazılan biyografilerde kiraladığı evde çıkan yazıları okuyarak olduğu rivayet edilir. 1906’da Dublin çevresindeki kırsal bir yerden bir ev kiralar ve daha önce bu evde Pádraic Colum adlı bir şair oturmaktadır. Bağımsızlık yanlısı olan bu şairin geride bıraktığı yazıları okuyan Constance, 1908’de Kontes aktif olarak İrlanda’daki bağımsızlıkçı politikaya dahil oldu. Sinn Féin ve Inghinidhe na hEerann denilen kadın hareketine katıldı.
‘Bağımsızlık ancak silahlı ayaklanma ile olur’

1909’da “Bağımsızlık ancak silahlı ayaklanma ile olur” fikrini benimseyen Constance, İrlandalı kadınlara silahlı ve teori eğitimlerin verildiği Fianna Éireann’ı kurdu. Bu döneme dair yapılan değerlendirmelerde Fianna Éireann’ın kurulmasının 1913 yılında İrlandalı Gönüllüleri’nin kurulması kadar önemli olduğu tespiti yapılır. İrlanda Gönüllüleri’nin kurulması ‘İrlanda’da silahlı ayaklanma hazırlığı için gerilla birliklerinin ilk kurulduğu tarih” olarak geçse de aslında ilk oluşumu Constance öncülüğünde 4 yıl önce kadınlar kurmuştur. Ve bunu az sayıda tarihçi yazar.

Constance ve beraberindeki kadınlar, 1911 yılında İngiltere Kralı’nın Dublin’i ziyareti sırasında büyük bir gösteri düzenlediler ve “Cam kırmak ve sokakların huzurunu bozmaktan” tutuklandılar. 1913 yılında aylarca süren 20 bin işçinin sendika hakkı direnişi savunmak için kurulan örgütte Constance, yoldaşlarıyla beraber Dublin’in bodrumlarında kurduğu mutfaklarda direnen işçilere yemek yaptı, ordu üniformaları tasarladı ve ordunun marşını yazdı.
Direnişin ateşini taşıyandı Constance

Paskalya Ayaklanması’nın başladığı 1916 yılında oy hakkı, eşitlik mücadelesi veren kadınlar, İngiliz askerlerinin saldırılarına karşı Komutan Constance Markievicz öncülüğünde barikatlar kurdu, hendekler kazdı, özsavunma birlikleri oluşturdu. Barikatlar arkasında teslimiyeti kabul etmeyerek direnen kadınlar tarihe ‘1916 Kadınları’ olarak geçti. Ayaklanma sonuç olarak Avrupa’da kadın haklarını tanıyan ilk anayasa özelliğine sahip “İrlanda Cumhuriyet İlanı’nı getirdi. Constance ayaklanmada yakalandı ve idam cezasına çarptırıldı. “Kadın olduğunuz için idam edilmeyeceksiniz” diyen İngiliz yetkililere cevabı şuydu: “Takımınızın beni vuracak inceliğe sahip olmasını dilerdim.”

Direnişin sonu zaferdir

Constance, 1917’de Londra’daki hükümetin Paskalya Ayaklanmasında yer alanlar için bir Genel Af çıkarmasına bağlı olarak serbest bırakıldı, hemen siyasete girdi. 1918’de zorla çalıştırma karşıtı faaliyetlerinde bulunduğu için tekrar hapse atıldı. Cezaevindeyken, Sinn Fein adayı olarak milletvekili seçildi ancak İngiltere kralına sadakati yemini etmeyi etmemek için milletvekili olmayı reddetti. Dublin’i temsil etmek üzere İngiliz Avam Kamarası’na seçilen ilk kadın olan Constance, sömürgeci hükümeti boykot etmek için bunu da kabul etmedi. Cezaevinde çıktığında kaldığı yerden aktif militanlığa devam etti.

İrlanda iç savaşında, İngiltere’den tam bağımsızlığı savunanlar arasındaydı ve Constance birçok kadın gibi bu kez içeriden de hedef olmuştu. İmparatorluk için İrlanda’ya egemenlik hakkı tanıyan 1921 Anayasası’nın tanıdığı yarı bağımsızlıkçı fikir Constance için hayallerine ihanetti ve bu nedenle dönemin ‘erkek siyasetçileri’ tarafından “kendini kaybetmiş, tetikte bekleyen, ahlaksız” şeklinde cinsiyetçi saldırılarla maruz kaldı.

Kadınların devrimci faaliyetleri kolaylaştırmak için Cumannna mBan tarafından kurulan devrimci kreşler polis baskısına maruz kaldı. “1916 Kadınlar”ını unutturmak için adeta algı operasyonu başlanmıştı ve Constance, bu dönemde cezaevine atılan kadın siyasetçilerinden biriydi. Tutsak edilen 92 kadınla birlikte Constance açlık grevine başladı ve talebi; tüm kadınların serbest bırakılmasıydı. Talep kabul edildi, tüm kadınlarla birlikte serbest bırakıldı, İrlanda Cumhuriyeti’nin ilk meclisin seçimleri yapıldığı zaman tutuklu bulunan ve seçimlere giremeyen Constance, ikinci meclise seçildi ve Emek Bakanı oldu. Constance böylece İrlanda’nın ilk, Avrupa’nın ikinci kadın devlet bakanıydı.

Constance, ailesinin ‘daha iyi tedavi için İngiltere teklifini’ reddederek İrlanda halkının yanında olmak için yoksulların kullandığı devlet hastanesinde bakılmak istedi. Constance’nin burada bakımını üstlenen ise Paskalya Ayaklanması’nda birlikte cephede olduğu yoldaşı Tıp Komutanı Kathleen Lynn’di, Kathleen’in yanında 15 Temmuz 1927’de yaşamını yitirdi.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.