Şehit Zeryan’ın Cümleleriyle, Şırnex Direnişi Günlüğü

Yenilmek değil, pes etmek bitirir insanı... Bunun için daima, soluksuz hep yürümek... Şehit Zeryan Deniz Amed

0

Bakurê Kürdistan’da Sur, Cizîr, Gever, Hezex, Nisêbîn.. Türk devletini şoka uğratan ve Kürt gençlerinin direnişinde diz çökecek bir hale getirecekti. Sendrom yaşayan işgalci Türk devletine karşı direnişin geliştiği alanlardan biri de Şırnex oldu.

Direnişin komutanlarında, Şehit Zeryan Deniz Amed’in kaleminden yazılan Şırnex günlükleri bizlere bir kez daha direnen Kürt gerçekliğini gösterecektir.

Şehitleri toprağa değil, kalbinize gömün (Reber Apo)

03-02-2016

Bugünler çok yoğun ve yorucu. Şehir havası beni halden düşürdü. Bazen nefes almakta güçlük çekiyorum. Dün düştüm. Serum verdiler. İlaçla ayağa kalktım. Şimdi iyiyim. Birşey yapamamak zorluyor. Cizre’de durumlar kötü. Sağlıklı bilgi alamıyoruz. Aklım hep Axin, Raperin ve Ruken’de. Ne oldu onlara?

İnternette yanık cenazelere baktık. Tanıyamadım. Öyle kömür karası olmuş. Cenazeler kimin bilinmiyor. Tanınmaz haldeler, korkunç. …….. dedikleri bir kömür gibi ama tepki yok, insanlar bu tür görüntüleri izledikçe alışkanlık yaratıyor. Ahlakın en dibe vurduğu dem.

Sözün bittiği yerdeyiz, birşeyler yapmak istiyorum ama çaresiz değiliz halen fırsat var . Bugün Armanç arkadaşla konuştum, sesinin sıcaklığını özlemişim.

Bizim o yoğun ve karışık muhabereyi bile özlemişim. Oturup çağrıları ve gerilla seslerini dinledim.

Her yerde yoğunluk. Kimi gözlerde panik, korku. Anlaşılan bu savaş Kobanê tarzında olacak. Yani biz bize, yine yalnız, vuruşarak. Olsun. İçimde koca bir huzur. Tarihin ağır sorumluluklarını kaldırmakta yılgınlık yok. Hazırım herşeye. Tek korkum layık olamamak, Çünkü direnmekte yetmiyor, ölmekte. Hep ötesine geçmek lazım. Çünkü tarihi kişilikler talimat beklemezler.

Neyse.. Çalışmalardan vakit bulup yazmak istiyorum. Fakat fırsat bulamıyorum.
İçimde birikiyor hep birşeyler. Yüreğim patlamaya hasret, kalemle telafi ediyorum. İyiyim, devrimle, kavgamla iyiyim, kazandıkça iyi olacağım..
Sevgilerle……

05-02-2016

Akşama doğru patlama sesleri duyuldu. Ma……de temel görüşlü termal kamera patlatılmış. Az ötede ise kobra aracına roket atarlı saldırı oldu.Sonuçları halen bilmiyoruz.

Gittikçe bireysel rollerin öneminin farkına varıyorum. Bazen doğru bir söz birçok doğrunun önünü açabiliyor ama küçük diye tabir ettiğimiz yanlışlıklar birçok doğruyu silebiliyor. Bunun için birey olarak oynadığımız roller bir tarihi süreci belirliyor. Şimdi yeni yeni tarz tutturuyorum işi kavradıkça çalışmaları da dizayn edeceğim. Sistem kurma, örgüt olma üzerine de yoğunlaşıyorum. Yorucu bir günü geride bırakırken güneşli güzel günlere…

06-02-2016

Birkaç mahalleye uğradım, komutanlıkla toplantı aldım. Bazen çok negatif üsluplar öne çıkabiliyor. Kolay aşılabilecek problemler dağ gibi büyütülüyor, elimden geldiğince aşmaya, aştırmaya çalışıyorum bu kadar düşman hedefine rağmen keşif, planlama üzerine kafa yorma zayıf. Bunlar süreç yoğunlamasıyla bağlantılı, bu süreç beyin tamamen vurmaya dönük olmalıdır. Bir kaç arkadaş fedai eylem önerisi yaptı. H..(Haki ) A.(armanc) arkadaşlar aktardı. Peki ben kime yanayım. Bu ruh hali ancak süreci kurtarabilir. Yani fedailik…

Dün bahçelievlerde polis akademesi denilen bir noktayı hedef almışlar. Düşman ağır darbe almış fakat şehitlerimiz var. 5 arkadaş şehit düşmüş. Yılmaz, Xwinrej, Koçer, Agır, Rojbin. Görüntüler var, öyle vurulmuş yatıyorlar. Bir gerilla göğsü paramparça uzanmış, sonsuzluğa bakıyor. Vücutlarda kara delikler…

Heval Yılmaz’la bu yıl hep birlikteydik. Pratik boyu beraber çalıştık.

Eleştirilerimde vardı, son gördüğümde çok sıcak karşıladı. Ve diğerleri. O gülüşlerin karelendiği fotoğraflardan sonra geriye yerde duvar dibinde parçalanmış görmek ne zor. Ve bir daha Kürt gençlerinin vurulmuş, sere serpe uzanmış fotoğraflarını görmemek için kavga edeceğim. Ve Asya… bizim Rojbin. Halen inanamıyorum. O civa gibi cananı ölüm nasıl durdurabildi. O güçlü kalbine bir kurşun nasıl saplanabildi. En son konuşup tartıştık. Öyle uzun uzadıya içini döktü, dinledim. Ama yoğunlaşmaları güçlü ve iyiydi. En son fedai eylem önerisinde bulundu. O tek başına hedefi devirebilirdi, fedai kız Rojbin’im. Çok geç duydum şehadetini, çok kızgınım, duyar duymaz gitmeliydim. Ama çoktan götürmüşlerdi. Gidip son öpecektim. Yüzündeki kanı silecektim, ama olmadı, vedalaşamadım, öpemedim. Yoldaşlığına daima sahip çıkacağım kanını yerde bırakmayacağım, and olsun.

Her şeye rağmen mücadeleye devam…

Çalışmaların yoğunluğu devam ediyor. Dağları, gerillayı özledim. Öyle Cudi’ye bakıp hasret gideriyorum. Diren’de orda, içimden el sallıyorum. Dağlar gibi olmak, yalçın olmak..
Beynim dolu dizgin yine de sığacak yer var. Bir yan bu savaşın yarattığı kaygılı duruşların verdiği sorunlar, diğer yan ise fedai kararlılıkla yürüyen canlar. Ben hep o gerçekle yürüyeceğim. Şehitlerle…

Barikatlar, hendekler, mayınlar, her yerden mermi sesleri… Vurulmuş insanlar. Ve ben barışı istemiyorum, ben özgürlüğü istiyorum. Özgürlük için ne gerekiyorsa onu yapmak istiyorum. Bize savaşı dayatanlara barış istemi de çok saçma. Özgürlüğün bilincinden ruhundan vicdanından yoksunluk var. Budur üslüba yansıyan.
Yine özgürlük… Özgürlük. ..

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.