Şehit Zeryan’ın Cümleleriyle, Şırnex Direnişi Günlüğü-III

0

20-02-2016

Çok şey üst üste birikti. Ayın 16’sında Dicle’de Çektar suikast edildi. Ayağının kemiklerinin parçalandığını ve ağır olduğunu söylediler. Sivil olduğundan hastaneye kaldırıldı. Polisler tarafından infaz edildi. Devletin tüm kurumları tamamen Kürdü imha etmeye odaklanmış.

Hastalar, yaralılar tedavi edilmiyor. İsmet paşayı tutmakta ısrarlıyız. Hazırlıklar tamam. Geçen gün barikat yerlerini belirlerken Tatarlar silah çekti, diğer gün ise tarama yaptılar. Delil arkadaş yaralandı, sürüklenip getirdikleri sokaklar hep kan izi. Tatarlar şimdi bize karşı silahlanmışlar.

Delil’in yarası hafifti, diğer gün ağırlaştı. 2 defa kalbi durdu. Müdahale edildi, elimizde öylece kalmıştı. İşin kötüsü sağlık için hiçbir tedbir yok, durumu ağırlaşırsa şehadetler yaralıların tedavisi olmadığından gerçekleşir. Var olan durum bu. Delil şu an iyi ama genç olduğundan dayanıklı değil.

Daha Delil’le uğraşırken Mıjin’den Bedri’nin de yaralandığını söylediler, onu da getirdik. Bünyesi güçlü fakat sağ kolu parçalanmış. Sakat kalabilir.

İsmet mahallesini tutmak için ısrar ediyoruz, hızlı da davranmak gerek çünkü düşmanın operasyon hazırlığı var. Önce biz vuracağız, hem de kalbinden vuracağız. Fakat kimi hazırlıklar zayıf, yeni bir tarzla savaşmazsak durumlar ağırlaşır.

Demokratik özerklik diyoruz yani devlet olmadan kendini yönetmek. Fakat devlet zihinlere işlemiş, ruhlara hükmediyor, kendi alanını örgütlemek, devletin insafına kalmadan kendini yönetme zayıf. Şu an herşey gerillanın omuzlarına binmiş. Hani kaldırırız hiç sorun yok. Toplumsal alan, siyasetçiler ihaneti yaşıyor. Bir kaç değerli insan var, onlar da fedaice kendini adıyor. Fakat toplumsal örgütleme yok. Bunun için herşey gerilla.. Örgütsel olarak sorunlar var.  İyi ki Arjin geldi, kadın sayımız çoğaldı.

Şu an hezex’te yoğun savaş var ayrıntılarını bilmiyoruz. Cizir iliklerine kadar direndi, diz çökmedi fakat kırımdan geçirdiler.200’ün üzerinde insan katledildi. En son yine morgdan fotoğraflar geldi kimse tanımıyor, cenazeler korkunç, Kürtlük tamamen öldürülmek isteniyor. Bunun bedeli neyse ödeyeceğiz fakat diz çökmek asla. Bizim payımıza düşen direnmektir. Ölümüne değil, ölümden ötesiye direnmek. Asya’yı çok özlüyorum. Yeri, yüreği çok belli, nasıl da gitti. Tüm halk ondan söz ediyor. Herkesin gönlüne taht kurmuş. Onu çok arıyorum.

Özlemle. Çekdar: O güleç yüzlü genç. Yüzü, gülüşü, günlerdir aklımdan çıkmıyor. Bu yiğitler için yiğitçe yaşayacağım. Yoldaşın yoldaşı olmak için yiğitçe durmak lazım. Attığım adımda, her mermide onlar olacak. Onlar benim kazanma, başarma andımdır. Özlemin yanında ölümden ötesiye direnmek…

21-02-2016

Kaç gündür İsmet paşayı tutmak için Cumhuriyet mahallesine takılı kaldım. Hazırlıklar ve görüşmeler kısmi sonuç aldı. Biraz politik yaklaşmak lazım. İç çatışmalara mahal vermeden mahalleyi tutmalıyız. Şimdilik planlama yaptık sonra hemen pratikleştireceğiz.

Dün akşam bir grup mayıncıyı tümen farketti, fakat arkadaşlar erken davrandı da birşey olmadı. Mermi sesleri şehirde yükseliyordu. Bedri ve Delil’in yarası ağırlaşıyor. Bu şekilde elimizde kalmaları tehlikeli. Bugün Agit arkadaş geldi, toplantı aldık, bazı eleştirilerim vardı. Yaptım, kendisinin de vardı, olabilir.

Erkeğin faydacı yaklaşımları.. hani ilk defa görmüyorum yine de alışamıyorum. Bu kadar özgür bilinçten yoksunluk olabilir mi? Erkek olgusu bu kadar ters mi?

Çok değerli erkek arkadaşlar da var ama erkekliğin ortaklaştığı bir çok yön var, tuhaf olan da bu..

Çalışmaların yoğunluğu beni yoruyor. Yine de azmimden birşey yitirmiyorum. Fakat savaş tarzımızda yenilik yaratmalıyız, taktik farklı olmalı düşman da kendini hazırlıyor. Bizler de hazırlanıyoruz. Kritik bir aşama.. Bu dönemeci aşarsak artık gerisi bizimdir. Kendimi daha güçlü ve yeterli hale getirecem.

Sevgilerle..

23-02-2016

Dışarıda yağmur yağıyor. Şırnak sessizliğini koruyor. Şırnak sessizce ıslanıyor. Kömür kokusu sinmiş şehre. Yürürken nefesimi daraltıyor. Evlerin bacasından kara dumanlar yükseliyor. Sessizliği birkaç çocuk bozuyor . Bu şehirde yağmura aldırmayan bizler ve çocuklar. Gündüzcü nöbetçiler barikatlar arasında turluyor.
Günün haberlerini izliyorum, her yerde zulum ve ölüm. Nısebin’de bir ana vurulmuş çocuklarının gözlerinin önünde. Derik, Hezex, Gever’de yoğun çatışmalar. Şırnak şimdi sessiz, geceleri silah sesleri yükseliyor. Halk çok gergin ve korku dolu. Bu süreç tıpkı Rojava’nın başlangıç dönemine benziyor. İşid vahşetinin yarattığı korkuyu nasıl ki Kobani yerle bir ettiyse buna benzer bir direniş kalesiyle AKP’yi yerle bir etmeliyiz. Bu şekilde halk korkuyu yener. Bu halk korkuyu korkusuz kahramanlarla yenecek. Ve bu mekan Botan olacak.

Ezilmiş Kürt halkı güce sığınıyor. Bir polis karşısında titreyen bu realite bizler karşısında kükreyebiliyor. Herşeye rağmen bu halk bizim. Tüm olumsuzluklarına rağmen bizim. Bugünlerin aşıldığı dönemlerde olacak. Yine herkes bizimle olacak. Dün tüm engellere rağmen ismet paşa mahallesini tuttuk. İlk barikatlar yapıldı, halk bize karşı ayaklandı. Her türlü engeli yaptılar.

Yemediğim hakaret kalmadı. Olsun, birşey olmaz. Tuttuk ya, artık sorun değil. fakat halen kritik. İç problemler çok fazla. Çok fazla duyarlı olmalıyız. İsmet mahallesini tutmak için çalışmalarımız devam ediyor. Azimle, inatla, devrim ruhuyla…

Sevgilerle…

24-02-2016

Günler soğuk, günler gergin ve ıssız. Ankara’daki eylemin etkileri çok güçlü. Her yerde düşman fedai eylem tedbiri alıyor. Zınar Raperin’in yüreği Cizre’ye nefes aldırdı. Tüm Kürdistan’ın yapamadığını Zınar yaptı. Bizim sessizliğimize ses oldu. İsmet mahallesinin barikatları devam ediyor. Biraz çalışmalar orada odaklanmış.

Sevgilerle

27-02-2016

İsmet mahallesiyle sorunlar devam ediyor. İnadına barikat yapımına devam ediyoruz. Geçen gün bir grup Hüda-Parcı yol kontrolü yapmış “Biz Şeyh Said’in torunlarıyız” diye. Vurmadık, dengeler devam ediyor. Orda nicelik bakımından zorlanıyoruz. Var olan sayıyla yine de çalışmalar devam ediyor.

Şehit Asya devresini bitirdik, görkemli tören yaptık. Törende ben konuştum, bunu ilk defa yaptığımdan dolayı çok heyecanlıydım. Sonra da kısa ve coşkulu bir moral yaptık. O şirin genç kızları mezun edip mahallelere yolladık. Aileler sorun olabiliyor, zamanın çoğunu halkın sorunları dolduruyor. Uğraşmasak da uğraştırıyor. Bu halk ne zaman kahraman çocuklarının değerini anlayacak.

Bazen bu halk bu evlat ve kızları hak etmiyor diyorum. Fakat bunun da köklü sebepleri var.

Yaralı arkadaşların durumu gittikçe ağırlaşıyor. Delil’in ayağı morarmış. Bana ne zaman iyileşeceğini soruyor. Bugün doktor geldi ayağını kesecekler, kangren olmuş. Hem de dizden yukarı kesmek lazım. Küçük bir ihtimal ise biraz daha aşağıdan olabilir. O da küçük bir ihtimal. Delil daha genç. Bir kör kurşun onu koşmaktan edecek. Artık delil koşamayacak. Delil’in yanına gidince bile çok etkileniyorum. Ona nasıl ayağının kesileceğini anlatacağız. Erken müdahale olmadığından bu hale gelmiş. Çok ağır yaralanma durumları bile sağlıkçılarla yürüyor. Savaş yoğunlaşırsa en fazla yaralanmalarda şehadetler yaşanır. Çünkü onurlu bir doktor bulunmuyor. Bedri’nin kolu ise sakat kalabilir. Bir türlü platin yaptıramadık. Zaten tedavi koşulları en ilkel koşullarda sürüyor. Tüm imkanları zorluyoruz yaralıları iyileştirmek için.

Saldırılara ilişkin çeşitli bilgiler var. Bu süreçte düşmanın rahat durmayacağı kesin. Kimi hususlarda hazırlıklar sürüyor ama yetmez yanlarda çok fazla.

Tersiklerde var. Zorlayıcı ve anlamdan yoksun. Bizim payımıza düşen katılım ve hep çalışmak. Çalışarak özgür günlere….

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.