Sende Ayağa Kalk!

0

Sarya Andok

Gün geçtikçe Türkiye başta olmak üzere, dünyanın her yerinde kadınlar vahşice katledilmektedir. Artan kadın cinayetleri, toplumu içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklemektedir. Bunun başlıca nedenlerinden biri olarak görülen, psikolojik ve sinir hastalıkları da her geçen gün ekonominin batması ve işsizlik oranlarının fazlalaşmasından kaynağının aldığından söz edilmektedir. Baktığımız da ise doğal toplum da her şey kadın öncülüğünde gelişirken, kadınsız bir an bile düşünülemez durumdadır. Çünkü esas olarak çevresindekileri toparlayıcı ve yaratıcı özellikleri ile örgütleyerek ,onlara bir yaşam olanağı sağlayan kadın, günümüzde ise tahammül edilemez, salt bir zevk aracı olarak görülüp bir meta haline dönüştürülmüştür. Kadın sadece ev işlerini yapan, çocuk doğurup çocuklara bakan ve bedeni parça parça edilerek katledilen bir hal almıştır.

Kapitalizmin yarattığı kadın diziler, filmler vb. yerlerde oluşturulan kadın modelleri ile genç kadınların kurduğu toz pembe hayaller olmaktadır. Aslında bununla yaratılmak istenen erkek zihniyetin Akp faşizmi şahsında rahatlıkla görebilmemiz mümkündür. Akp rejiminin sürekli dillendirdiği; ‘Tek Devlet, Tek Millet, Tek Dil.’ Kadınlar içinde, ‘Söz dinle, Köle ol, Boyun Eğ.’ Sözleri ile yer değiştirmektedir. Yani baktığımızda katledilen kadınlar vahşet kelimesinin bile az kalacağı insanlık dışı bir şekilde katlediliyor, tecavüze uğruyor, şiddete maruz kalıyor ve bunlar kaderiymiş gibi boyun eğmeye zorlanıyor.

Neden Kadın? Niçin Şiddet ve katliam?

Olurda bir kadın bu soruların cevabını arabaya kalkarsa, biraz sesi çıkarsa her türlü saldırının hedefi olmakta, devlet tarafından seri katil muamelesi ile karşılaşmakta. Saldıranlar ise devlet zihniyetli, kadın düşmanlarıdır. Erkek aklı ile yaratılan bir devlet kendisine denk ve rakip olarak her zaman kadını görmektedir. Böyle görmesi ve düşünmesi normal çünkü yaratıcılıktan ,bitirilişe getirdiği kadın gücünün farkında olduğu zaman yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Bunu bildiğinden kaynaklı, toplumda ilk ve her zaman saldırdığı şey kadın olmaktadır. Özellikle de genç kadınlar olmaktadır. Genç kadınlara özel ve psikolojik savaş yöntemleri ile uyguladığı politikalar, içi boş bir sevgi anlayışını aşılamak ve bunu Aşk adı altında yaymak bunun yayma aracı ise ürettiği dizi ve sosyal medya araçları olmaktadır. Özünden uzaklaştırarak, özenen ve kapitalizme uygun bir araç haline getirerek, başkaldırmasına ,kendisine özgüven ve iradesi ile ayakta kalmasını engellemektedir. Kadına Aile yolu ile ” Kızlar nazlıdır, kırılgandır vb.” sözlerle ,bunlara inandırarak toplum ve kadını bu şekilde şekillendirmek istemektedir. Bunlara uymayan kadınlara her zaman farklı ve dıştalayıcı bir gözle bakılmaktadır.

Başkaldıran, isyan eden kadın, tecavüz ile bastırılarak ve sesi kısılarak sessizleştirilen kadın olmaktadır. Ve günümüzde kadın vahşice öldürülerek yok edilmek istenmektedir. Kadın katledilmelerinin %99’u devlet aklı ile yapılmaktadır. Yani bu hiçbir psikolojik ve ruhsal bir hastalık nedeni olamaz. Olan kadınlara olmaktadır. Daha ne kadar buna izin vereceğiz ve göz yumacağız.

Peki bir kadın özgürlüğü için ve köle olmamak için ne yapmalı?

Genç kadınlar olarak bilinçlenelim, kendimizi eğiterek örgütlenelim. Değişim ve Özgürlük Zamanındayız. Genç kadınlar olarak bize kendi irademiz dışında hazırlanan ve robotlaştırmaya sürükleyen yaşama, karşı birlik ve her zaman özgür iradeli bir birey ve kadın olmak için, özsavunmamızı geliştirerek erkek egemenlikli sisteme karşı mücadelemizi büyütelim ki bir daha Kadınlar katledilmesin, tecavüze uğramasın ve şiddete maruz kalmasın.

Genç kadınlar olarak her zaman kendi ayaklarımızın üzerinde durabilen ve hiçbir şekilde kendimizi, düşman olan devletin politikalarına aldanan bir pozisyonda olmamalıyız. Sürekli bir öz savunma, kendimizi koruma pozisyonu içerisinde olmalıyız. Aynı şekilde etrafımızdaki bütün kadınlar içinde savunma mekanizması geliştirebilmeliyiz. Ki bu ancak özgür dağlarda ve kadın kurtuluşçu paradigmamız ile gerçekleşebilir. Önder APO’nun toplum içinde kadınlara öncülük misyonu verdiği ve daha çok kadın kurtuluş ideolojisine kadınlar tarafından yoğun bir ilgi ve alakanın olduğunu görmekteyiz. Artık kadınlar özgürlüğe adım atmakta. Önder APO’nun Kadın için yarattığı özgürlük alanlarında mücadele ederek katledilen kadınlar için ve diğer bütün kadınlar için umut olma zamanındayız.

Genç kadınlar kendi irade ve kendi özleriyle ancak ve ancak Önder APO’nun felsefe ve ideolojisi ile elde edebilirler. Bunun bir sürü görebileceğimiz örnekleri vardır. Şehit sara, Şehit Zilan Şehit Delal Amed’ler şahsında bunu görebilmemiz gayet mümkündür.

DEĞİŞİM VE ÖZGÜRLÜK İÇİN BÜTÜN KADINLAR, AYAĞA KALKMA ZAMANI!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.