Şehit Zeryan’ın Cümleleriyle, Şırnex Direnişi Günlüğü- SON

0

17-05-2016

Direnişin 65. Günü

 Anlatacak paylaşacak çok şey var. Bir gün, hatta bir saat bile dolu dolu. Her lahzaya sığacak bir sürü olay var. Çoğunu yazamadım, unuttuğumdan değil, nasıl tanımlayacağım ya da ne ad koyacağım. Düşmanın yönelimleri bütün pervasızlığıyla devam ediyor. Cumhuriyet meydanından yönelim oldu. Bir kobra zırhlı araç ve tank ilerledi. Kaç gündür uğraştığımız mayın patladı. Kobra tümden imha oldu, tank darbe aldı, Helena zılgıt çekti. Heval Sipan çok ısrar etti ben de uzun bir zılgıt çektim. “Bıji berxwedana YPS-jın”…

İsmet paşa mahallesine düşman ilerledi. Aylardır Tatarlar hattında molozlar içinde arkadaşlar direniyordu. Yeni düşüyor, tanklar vurunca bizim Dem-gençli Yunus ağır yaralanıyor. Kısa sürede şehit düşüyor. Heval Yunus kısa süre dağda eğitim görmüştü o da bizim Dicle mahallesi ekibindendi. Mütevazi ve alçak gönüllü, saf ve temizdi. Hiç savaş tecrübesi yoktu, özelde heval Gulan onu çok seviyordu, ruhu şad olsun…

İsmet paşa ve Aydınlık evlerde çatışmalar sürüyor. Buradaki yoğunluk kaç gündür azalmış. Amed’li Yılmaz yaralanmış ama ayakta. Genç Şoreş yaralanmış Rozerin’in bir gözüne parça değmiş, görünce kötü oldum. Yanımdan keşke ayırmasaydım diyeceğim fakat yanımdakileri de koruyamıyorum ki. Rozerin bana bağlı fakat ben de ona bağlıyım.

Kendimden söz edeyim. Ben de ayağımdan ve kalçamdan patlayıcı merminin parçalarını aldım. Olaya gelince; kimi acil işler için İsmet paşa mahallesine geçtim. Kamuran ve Harun’la planlama aldık. Hızla geçmem gerekiyordu,

Rozerin’i de yanıma aldım, Mamo Xelil, Avareş, Sterk ve genç Yılmaz yola koyulduk. Gece olduğundan artık termaller devredeydi. Rozerin göremediğinden zorlanıyordu, ellerini tutmuş yürüyordum. Küçük bir ara vardı Yılmaz önden gitti tam ben adım attım tarama başladı. Yere düştüm, mermiler üzerimden geçti, sonra yıkık bir harabeye atladım halen vuruyorlardı fakat menzillerinden çıkmıştım. Seslendim herkes sağlam. Yarama dokundum çok ağır değil. Tuhaf. O kadar merminin içinden nasıl bir şey olmadı. Kulun hakkı üçtür denilir ama ben çoktan bütün hakkımı tükettim. Olsun düşmana inat yaşıyorum.

Sonra ben ve Yılmaz sürünerek, düşe kalka Helena’nın noktasına ulaştık diğer arkadaşlarla birbirimizden koptuk sonra ulaştık.Herkes iyi, Mustafa gelip yarama baktı, içinden parça çıkardı. İlk gün yürümekte zorlandım, şimdi ise iyiyim. Ben heval Gelhat’ın yaralı halini görünce söz vermiştim savaşma gayretim oluncaya kadar yerde kalmayacağım. Yaralı halimle mevzide olacağım. Çünkü Gelhat, Devrim ve Rozerin öyleydi. Gazipaşa’dan hiç haber yok o gençleri düşündükçe çıldırıyorum. Ah Sarya’m. Yüreğimin öbür yanı, her şeyim. Şimdi neler yapıyorsun, ya Dılsoz, Bahoz, genç Reber Kawa, Botan, Destan..

Lanet olası düşman, biz ölsek da kazandık, başardık, Ya Siz…

 

20-05-2016

Direnişin 68. Günü

 Bugünler biraz da rutin geçiyor. Rutin dediğim düşman vuruyor yer yer çatışma öylece sürüp gidiyor. Korkunç ama bu duruma alıştım. Kaç gündür tank ve top atışları durmuş. Ağırlıkta dokça ve A-4’lerle mahalleler taranıyor. Özelde ara yerler gidip gelmelerin olduğu yerler hedeflerinde. Kaç yerde kepçe çalışıyor göremiyoruz, kaldığımız yerden denetleyemiyoruz. Belirsizlikte zorluyor. Bir beklenti halidir bugünlerde hakim olan. Bu durumlar da yüreğimi kemiriyor.

Ah özlem…Bu kavgada bile sana söz geçiremiyorum. Özlemek beni bitiriyor. Dağları, yoldaşları çok özledim. Gerilla kıyafetimi, şutık ve mekaplarımı çok özledim. Görevleri… bu şehirler öldürecek beni, düşman değil, özlemekten öleceğim.

Bu özlemimi bir nebze de olsa cihaz üzerinden gideriyorum. Heval Sedat’ı çok özlemiştim. Heval Feride, Çiçek, Armanc ve Dirok’la konuştum. Heval

Armanc’a kızmıştım sesinin sıcaklığı tüm kızgınlığımı söküp attı. Hele heval Dirok Herekol’den söz edince içim doldu, duygusallaştım. Bir an kendimi

Herekol’de hissettim, galiba bizim Zilan’da heval Çiçek’lerin yanında. Zilan ve Aryen’i birlikte göndermiştim. Zilan’ı çok merak ediyordum buradan o güzel yüreğini öpüyorum.

Gerilla olmak bu yaşamın en onurlu payesidir. Ben bu onuru yaşadığım için çok şanslıyım. Bir rüya gibi de olsa tekrar dağlara gitsem: Taşını, toprağını öpeceğim.

Benim meskenim dağlardır…..

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.